Kürtaj Sonrası Rahim Yapışıklığı Nedenleri Nelerdir? Nasıl Teşhis Edilir?

Kürtaj her ne kadar basit bir prosedür olarak görülse de bir cerrahi müdahaledir ve bazı komplikasyon riskleri taşımaktadır. Bunlardan biri de rahim yapışıklığıdır. Peki bu durum nasıl anlaşılır ve nasıl belirtiler gösterir?

Kürtaj sonrası rahim içi yapışıklık ( Asherman Sendromu )

Küretaj işlemi eski çağlarda beri uygulanan istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması için kullanılan bir yöntemdir. İşinin ehli hekimler tarafından yapıldığında 10 yada 15 dakika sürecek oldukça basit bir operasyondur. Genel anestezi altında yapılabileceği gibi lokal anestezi altında da gayet rahat yapılabilir. Kürtaj işlemi her ne kadar günümüz teknolojisinde kolay yöntemler ile yapılıyor ve komplikasyon ihtimali en aza indirgeniyorsa da bazı riskler taşımaktadır. Bu riskler hastanın yaşıyla, diğer sağlık problemleriyle ve gebeliğin durumuyla ilişkili olarak artabilir.

Rahim içi yapışıklık olarak bilinen Asherman sendromu da bu risklerden biridir ve tedavisi mümkündür.

Rahmin içi tabakası her adet döneminde kalınlaşan ve vücuttan atılarak kendini yenileyen bir tabakadır. Aynı zamanda bu tabaka gebelik oluşumunda bebeğin tutunduğu yaşama ortamıdır. Rahim içi tabakası ön ve arka yüzeyi olarak iki parçadan oluşur. Bu parçalar her adet döneminde vücuttan atılır ve yenilenir. Ancak kürtajdan sonra ortaya çıkabilecek bazı zedelenmeler sonucunda bu tabaka zarar görür, ön ve arka yüzeyi birbirine yapışabilir. Bu yapışıklık geç ve az adet görmeden hiç adet görmemeye kadar uzanan belirtiler gösterebilir. 

Asherman sendromunun nedenleri

Bilinçli ellerde yapılmayan küretaj işlemleri asherman sendromunun başlıca nedenidir. Normal bir kürtaj işleminde rahim içi tabakanın kalın kısmı alınır ve işlem sona erer. Ancak bilinçsiz ellerde yapılan bir kürtajda daha derindeki asıl tabakaya zarar verilebilir ve bu durumda tabakanın zarar gören kısımları birbirine yapışarak işlevini yerine getiremeyecek hale gelebilir. Kürtaj sonrası yapışıklık kazıma yoluyla yapılan küretaj işleminden sonra görülür.

Son yıllarda ilerleyen teknolojiyle birlikte kürtaj işlemi çoğunlukla vakum yöntemi ile yapılmaktadır. Bu durumda rahimin içerisine herhangi bir yabancı cisim sokulmadığında ve kazıma işlemi yapılmadığından iç duvarlara zarar gelmesi söz konusu değildir.

İlerleyen bu teknoloji sayesinde asherman sendromu yok denecek kadar az meydana gelmektedir. Ancak bilinçsiz uygulanan kürtajlarda, 10 haftayı geçmiş gebeliklerin sonlandırılmasında veya aşırı kanamayı durdurmak için yapılan küretaj işlemlerinde asherman sendromu baş gösterebilmektedir. 

Kürtaj sonrası yapışıklık nasıl anlaşılır? Belirtileri nelerdir?

Hastanın Asherman sendromu olup olmadığını anlamanın yolu adet döngüsünü takip etmekten geçer. İlk belirtileri adet kanamalarının beklenenden az olması veya işlemin üzerinden aylar geçmesine rağmen adet kanaması görmemesidir. Küretaj sonrası ilk kanama genelde 40 ya da 45 gün sonra görülür. Bu süreç geçtiği halde henüz bir kanama gelmiyorsa doktora başvurmakta fayda vardır. Bu gecikmeler asherman sendromunun belirtileri olabilir. Küretaj sonrasında adet söktürücü ilaçların da tedaviye yanıt vermemeleri asherman sendromu belirtisi olabilir. 

Nasıl Tedavi Edilir?

Her adet gecikmesine asherman sendromu tanısı koyulamaz elbette. Bu tanıyı koyabilmek için hastanın vajinal ultrasonografiyle muayene edilmesi gerekmektedir. Asherman sendromu genelde hayatı olumsuz etkileyecek veya rahatsızlık verecek bir durum değildir ve hastanın günlük yaşantısını etkileyecek boyutta değilse tedavi edilmesi şart değildir. İlerlememiş sendromlu hastalarda spiral takılarak veya hormon takviyesiyle tedavi mümkündür. Asherman sendromunun en etkili tedavisi de histeroskopi ile tedavidir. Bu yöntem rahim içinin vajinal yoldan optik bir cihaz ile izlenmesidir. Bu yöntem hastalığın boyutu baz alınarak tercih edilir ve çok hasar almamış hastalarda oldukça etkilidir.


Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...
Yorum ekle