İslamiyete Göre Kürtaj Hangi Durumlarda Caizdir?

İslamiyet yaşamımızı kolaylaştırıcı kurallarla örülü bir dindir. Peki kürtaj dini açıdan günah mı? Hangi durumlarda caiz? Dinimizce ve diyanet kaynaklarınca kürtaj zorunlu durumlarda ve zamanı geçmemiş gebeliklerde caiz sayılabilmektedir.

Kürtaj günah mıdır?

Anne karnındaki yeni oluşmuş ceninin bazı nedenlerle rahimden alınıp rahmin temizlenmesi işlemine kürtaj denir. Anne karnında henüz ruh üflenmemiş bebek kan pıhtısı ve bir takım organizmalar yumağından ibarettir. Bazı kaynaklarda 120 gün, bazı kaynaklarda ise 40 gün sonra bir meleğin geldiği ve bu organizmaya ruh üflediği söylenir.

Bu konu islam alimlerince tartışma konusu olurken bir hadisi şerifte denir ki; ”Sizin her birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk günde derlenip toparlanır. Sonra cenin bu sürede bir çengel, sonra bu sürede bir et parçası olur. Sonra da melek gelip ona ruh üfler ve kaderini yazar”.

Müslim hadis tefsirinde bebeğe ruhun verileceği süresi ilk 40 gün olarak kabul edilmiştir. Bu süreçte yapılacak bir kürtaj işlemi geçerli bir sebep olduğunda caiz kabul edilmektedir. Diyanet tarafından da aynı hüküm verilmiştir. 

Kürtaj Hangi Durumlarda Caizdir?

İslamiyete göre doğmamış bir bebeğin katli aileye büyük azap konusudur. Diyanetin kaynaklarına göre hükmü verilen fetva bebeğin ilk 40 gün ruhunun olmadığına yöneliktir. Bu süreçte yapılacak kürtaj işlemi günah mı sorusuna gelecek olursak dinimizce caiz olduğunu söyleyebiliriz. İlk 40 gün caiz olması kürtajın sebepleriyle de doğru orantılı olacaktır. Dinimiz verdiği hükmü sebepleri göz önünde bulunduran ve en adaletli yolu gösteren dindir. Dinimizce günahmı sorusunun cevabı da bu sebeplere bağlı olarak belirlenir.

Bebeğin sakatlık durumu varsa veya kendinden önceki kardeşinin emme dönemi devam ediyorsa gebeliğin sonlandırılmasında dinimizce sakınca görülmemektedir.

Diyanet doğru hükmü ilk 40 gün olarak kabul etmektedir. Bebeğin fiziksel yada  zihinsel gelişimindeki problemlerde doğru olan gebeliğin sonlandırılmasıdır. Dinimiz bu konuda kırk günlük bir sınır belirlemiştir. Bu sınır gebeliğin seyrinin sağlıklı gidip gitmediğini belirlemeye yetecek bir süreçtir. Gebeliğin sonlandırılması elbetteki kolay verilecek bir karar değildir. Bu durumun caiz olabilmesi için kesin olarak gebelikte ters giden bir şeylerin var olması gerekmektedir. Örneğin; annenin ağır kalp yada lösemi gibi bir hastalığa meftun olması gibi. Böyle durumlarda gebeliğin sonlandırılması annenin hayatını kurtarmak için caizdir. Ayrıca bebekteki sakatlık ve benzeri sorunlarda da ilk 40-45 günü geçmemek kaydıyla aldırma işlemi caiz sayılmaktadır.

İslamiyete Göre Büyük Günahlardan Mı?

Diyanet kaynaklarına göre ilk 40 günü geçen gebeliklerde yapılan aldırma işlemi canlı bir insanı öldürmeye eşdeğerdir. Bu nedenle böyle bir durumla karşılaşmamak için korunma yöntemlerine başvurmak önemlidir. Diyanete gelen sorularla birlikte en merak edilenlerden birinin de bu işlemin büyük günahlardan sayılıp sayılmadığı olmuştur. Zamanı geçmiş gebeliklerin sonlandırılması elbetteki cinayetle eşdeğerdir. Bu tarz sorularla zihin bulandırılmamalı annenin ve bebeğin sağlığı dışındaki konularda yanlış hükümlere uyulmamalıdır.

İslamda Bebek Aldırmanın Kefareti Var Mıdır?

Dinimizce özellikle 40. günden sonra normal bir insan kabul edilen ceninin aldırılması durumunda yapan veya yaptıran için tövbenin haricinde Gurre adı verilen bir de maddi ceza uygun görülmüştür. Genellikle Gurrenin bedeli 200 gr altına eşdeğerdir. Bu cezayı anne kendi bütçesinden karşılar onun durumu yoksa eğer Akile adı verilen akrabaları bunu karşılar.

 


Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...
Yorum ekle